2007-2009 dönemini kapsayan Çevre Operasyonel Programı (ÇOP); Türkiye'nin çevre
sektöründeki performansını, Avrupa Birliği'nin ilkeleri ve politikaları doğrultusunda
geliştirmesine yardım edecek temel plan ve eylem belgelerinden biridir. Program;
Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından, Avrupa Komisyonu ile istişare halinde bulunularak
biçimlendirilmiş ve geliştirilmiş olup; Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) Tüzüğü'nün
8 (1) maddesi uyarınca, Komisyon Kararı ile nihai olarak onaylanmıştır. Bu program
aynı zamanda, Avrupa Komisyonu tarafından oluşturulan ve 2007-2009 dönemini kapsayan
Çok Yıllı Gösterge Planlama Belgesi (MIPD) ile uyumlu olarak, Başbakanlık Devlet
Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından, 2007-2013 dönemi için Avrupa Birliği
kaynaklarından yararlanmak üzere hazırlanan Ulusal Stratejik Çerçeve Belgesi'nde
(SÇB) (Türkçe / İngilizce) yer alan dört (4) Operasyonel Programdan biridir. Ayrıca,
bu program; Avrupa Komisyonu tarafından onaylanacak ve ülke için çevre sektöründeki
öncelikleri belirten ve orta vadeli önlemleri içeren bir belge olarak da tanımlanmaktadır.
Çevre Operasyonel Programı, ortaklık ilkesi ile uyumlu olarak, ilgili tüm idari
ve sosyo-ekonomik paydaşların aktif katılımı ile hazırlanmıştır. Çevre Operasyonel
Programı bağımsız bir belge olarak hazırlandığından dolayı, normalde bir Operasyonel
Program'dan beklenenden daha fazla arka plan bilgisi ve istatistiksel veri içermektedir.
Ancak bu belgenin, hem ulusal hem de bölgesel bağlamda acilen ele alınması gereken
ve çevrenin korunmasına ilişkin karmaşık konuların daha iyi anlaşılmasına ve Avrupa
Birliği Çevre Müktesebatı ile uyumlu ulusal çevre mevzuatının uygulanmasına katkıda
bulunacağı ümit edilmektedir.
Çevre Operasyonel Programı'nın uygulanması aynı zamanda bölgelerdeki ekonomik faaliyetleri
canlandıracak ve geri dönüşüm, yenilikçi enerji üretimi, turizm ve eğlence gibi
sektörlerde yeni iş fırsatları sunacaktır. Bu sayede; son derece önemli olan çevrenin
korunması, daha sağlıklı ve daha güvenli bir geleceğin oluşturulmasının yanı sıra
sürdürülebilir kalkınma ile de bir arada algılanabilecektir.